Ağız ve diş sağlığını korumanın temeli, klinikte yapılan işlemlerden ziyade, evde her gün düzenli olarak uygulanan kişisel ağız bakım rutinine dayanır. Ancak toplum genelinde kulaktan kulağa yayılan bazı yanlış alışkanlıklar, dişleri korumak yerine onlara zarar verebilmektedir. Ağız bakımında ideal sağlığı yakalamak için bu doğru bilinen yanlışların farkına varmak büyük önem taşır.
“Sert Fırçalamak Dişleri Daha İyi Temizler” Yanılgısı
En yaygın hataların başında, dişleri bastırarak ve sert kıllı fırçalarla fırçalamanın dişleri daha beyaz ve temiz yapacağına inanmak gelir. Aksine, agresif fırçalama, dişin koruyucu zırhı olan mine tabakasının zamanla aşınmasına ve diş etlerinin geri çekilmesine neden olur. İdeal olan; orta sertlikte veya yumuşak bir fırça ile, diş etinden dişe doğru süpürme hareketleri yaparak nazikçe fırçalamaktır. Temizliği sağlayan şey uygulanan kuvvet değil, doğru fırçalama tekniği ve fırçalama süresidir.
Sadece Diş Fırçalamanın Yetersizliği
Diş fırçası, dişin ön, arka ve çiğneyici yüzeylerini temizler. Ancak fırça kılları, iki dişin birbirine temas ettiği ara bölgelere ulaşamaz. Diş çürüklerinin ve diş eti kanamalarının çok büyük bir kısmı tam olarak bu temizlenemeyen arayüzlerde başlar. Bu nedenle, fırçalamanın ardından günde en az bir kez diş ipi veya dişlerin arasındaki boşluğun genişliğine uygun bir arayüz fırçası kullanmak, ağız hijyeninin vazgeçilmez bir adımıdır.
Beslenme Alışkanlıklarının Gizli Etkisi
Diş sağlığı sadece fırçalamayla değil, tüketilen gıdalarla da doğrudan ilgilidir. Sadece şekerleme gibi tatlılar değil; karbonhidrat ağırlıklı yapışkan gıdalar da ağızdaki bakteriler tarafından hızla aside dönüştürülür. Ayrıca asitli içeceklerin sık tüketimi, mine tabakasında çözünmelere (erozyon) yol açar. Asitli gıda tüketiminin ardından hemen diş fırçalamak yerine, ağzı bol su ile çalkalamak ve fırçalamak için en az 30 dakika beklemek daha koruyucu bir yaklaşımdır.












